SARAYKÖY HALK FIKRALARI
Ismail Yaşar Çömez

SARAYKÖY HALK FIKRALARI

Bu içerik 4287 kez okundu.

                        AVA GİDEN AVLANIR
       Kumluca köyünden Çetin Altınok(Çeto)Nazilliye gitmek için ,İki bahçe caddesinden İstasyona doğru giderken tam rahmetli oduncu Vural’ın odun deposunun önünde yabancı kılıklı,bir ihtimalle Suriyeli biri önünü keser,Yabancı bir dille
       -Var bende altın olmak;ucuz yollu vermek sana.Paraya ihtiyacım olmak.diyerek cebinden kalıp halinde iki tane külçe altını çıkarır.
       Çetin ağabey hurdacılık yaptığı için parasının kıymetini bilen,bir de emniyetin sürekli’’piyasa da dolandırıcıların’’olduğuna dair anonsları ve mesajları dolayısıyla tedbirli biridir.Hemen kenara doğru’’istemem’’diyerek kaçar.O sırada arkadan bir başkası Çetin ağabeye yanaşarak ‘’abi,gerçek altın.Bende almak istedim.Param yetmedi.Yirmi bin lira diyor bu keriz.En az üç yüz bin lira eder.Bende on bin lira var.On da sen koyarsan kerizin elinden kaparız.Bunlar Suriyeli.Korkularından satamıyorlar.Kapalım elinden,köşeyi dönelim.’’Adamın ‘’beraber alalım’’demesi Çeto’ya inandırıcı gelir.’’Ama bende dokuz bin lira var’’der.’’Olsun,pazarlık eder,fiyatı düşürdürüz’’der ikinci uyanık.’’Amca sen burada bekle bankadan parayı çekelim gelelim’’derler Çetoyla ikinci uyanık.Yolda giderlerken Çeto’yu’’Şöyle köşeyi döneceğiz.Böyle köşeyi döneceğiz.Ben ev alırım.Araba alırım,sende alırsın’’diye işleyen uyanık Çetonun birisinden fikir almasına meydan vermez.Alelacele Vakıfbank’taki 9.000 lirasını çeken Çeto ve ikinci çete üyesi hemen birinci uyanığın olduğu yere gelirler.’’Amca bizim dokuzar bin liramız var’’derler.’’Ehh ne yapmak.Sizin güzel hatırınız için vermek ben’’der Suriyeli kılıklı uyanık.Cebinden iki altın kalıbını çıkarır.İki alıcıdan dokuzar bin lirayı alır.Birer tane verir.O arada olayı başından beri üçüncü kattaki evinin balkonundan takip etmekte olan bir vatandaş polisi aramıştır.Satışın bittiği,altın kalıbını Çeto tam cebine kattığı anda polis ekip arabası gelir.’’Bir şikayet aldık.Çetin bey bir durum var mı’’diye sorarlar.Ceketinin iç cebine koyduğu altın kalıbına eliyle sarılan Çetin ağabey’’yok abi bir şey’’der.Diğerleri de zaten ‘’bir şey yok’’derler.Polis uzaklaşınca Çeto altını beraber aldığı ortağına ‘’malı kurtardık’’der.Ve ayrılırlar.Çeto altın kalıbını evine gelince hemen evin arkasındaki avlu kısmında toprağı eşer,altını içine koyar.Eve girer.Bu arada avlunun arkasındaki bahçede saklanan bir çocuk Çeto’nun altın gömdüğünü görür.O gidince altını gömdüğü yerden alır kaçar.Evin içine giren Çetin ağabeyin on dakika sonra’’ya sahteyse,bir sarrafa göstereyim’’diye aklı başına gelir.Altını gömdüğü yere gelir.Altın yoktur.Koştura koştura Aşağı mahallede bulunan emniyete şikayete gelir.İfade alımı sırasında ekip arabasında bulunan iki polis’’Çetin abi orada bize bir şey yok ‘’dedin derler.Çetin Ağabey’’Ee abim ne yapcen.Ava gittik;avlandık’’der.Avlanan Çetin ağabeye’’Abi sen nasıl bu şekilde avlanırsın.Hadi bilezik olsa,ufak büyük altın olsa,künye olsa anladım da sen kalıp halindeki külçe altını nerede gördün de yedin bu numarayı ‘’dediğimde Çetin ağabey‘’abem, kovboy filmlerinde altınlar hep kalıp halinde oluyor.Oradan gördüm’’demesi beni oldukça güldürdü.
DERLEYEN:ÇETİN ALTINOK
DERLEME TARİHİ:20.12.2016


                                                                      HEYBE USTASI
             Rahmetli Sarayköy belediyesi eski zabıta amiri olan Eşref çavuş(Dağtaş) belediyeye girmeden önce terzilik yapmaktadır.Dikişi çok güzeldir ama ölçü almasında ve kesimde sorun vardır.Ne yapsa bir türlü o konuda kendini bir türlü geliştirememiştir.Günlerden bir gün asker arkadaşı takım elbise yapması için üç metre kumaş alır,gelir.’’Eşref,bu kumaşı bana güzel bir takım elbise yapıver’’der.Eşref çavuş ölçüyü alır.Kumaşı ölçer,biçer,keser.Kestiği kumaşı yanlış kestiğini fark eder.Bir daha keser.Olmaz.Bir daha keser.Yine olmaz.Kumaş parça parça,takım elbise olmaktan çıkar.En sonunda kendince heybe yapmaya karar verir.Heybeyi yapar.Gelen asker arkadaşına ‘’senin kumaştan bir takım elbise çıkmadı ama ger geniş bir heybe çıktı.’’der.
DERLEYEN:ORHAN DİKİCİ
DERLEME TARİHİ:10.08.2014


                                               KAYSERİDE BİR KAPIM OLSUN
          Erik sezonu geldiğinde her Sarayköylünün ‘’eriğimi ya satamazsam’’diye kursağı kalkar.Bir yıl ağacın gözüne bakarsın.Budarsın,ilaçlarsın,sürersin,sularsın.Satış zamanı ya iyi paraya satamazsın,ya da dolandırılırsın.2015 yılında da havaların çok soğuk gitmesinden dolayı erikleri don vurmuş ağaçlarda erik çok az olmuştu.Azlığından dolayı eriğin kilogramı beş lira civarındadır.Erik yetiştiren ve aynı zamanda dışarıdan gelen alıcılara küçük çaplı erik alıp satan Ünal Sağlam dükkanında erik alıcısı beklerken dükkana Kayserili bir alıcı gelir.Alıcı kendini Kayseri halinde hal sahibi olarak tanıtır,güven sağlar.Alış veriş veresiye olacaktır.Mal satılacak ikinci gelişte para ödenecektir.Kayserili alıcı bir ara dışarıya çıktığında orada bulunan Ünal Sağlamın ağabeyi Salim Hoca(Sağlam)’’Oğlum bunlar Kayserilidir.Eşeği boyarlar satarlar’’der.Ünal Sağlam ağabeyini dinlemez’’Kayseri de bir kapım olsun’’der.17500 lira tutarındaki eriği adamın arabasına kendi elleriyle yükler,gönderir.’’Kayseri’de bir kapım olsun ‘’diyen Ünal ağabeyin Kayseri’de bir kapısı olmaz ama Kayseri’ye yolu olur.Parayı almak için Kayseri’ye gide gele en sonunda usanır.Bir bardak soğuk su içer.
DERLEYEN:SALİM SAĞLAM
DERLEME TARİHİ:20.07.2015

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ANKARA’NIN SOĞUĞUNDA DENİZLİM’İN SICAK HAVASI
ANKARA’NIN SOĞUĞUNDA DENİZLİM’İN SICAK HAVASI
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
3 Aralık Dünya Engelliler Günü