Sarayköy'de Leyleklerin Muhteşem Gösterisi

Leylekler, özellikle Türkiye’de en sevilen hayvanlardan biri. Öyle ki, leyleği havada görenlerin o yıl çok seyahat edeceğine, evinin çatısına leylek konanların da yakın zamanda ev sahibi olacağına dair inanışlar mevcut...

Sarayköy'de Leyleklerin Muhteşem Gösterisi
Bu içerik 409 kez okundu.

Öğle saatlerinde  ofisimizin balkonundan gökyüzüne baktığımızda leyleklerin muhteşem uçuşu objektiflerimize yansıdı. 

Bahar ve yaz aylarını Avrupa ve İskandinav ülkelerinde geçiren göçmen kuşlar, Ağustos ayından başlayarak kışı geçirmek üzere Afrika ve Uzakdoğu’ya doğru göç etmeye başlıyorlar.

Mart ayından itibaren  5 milyar göçmen kuşa ülkemiz ev sahipliği yapıyor. Bunların içinde en dikkat çeken tür ise Leylekler...

Sizler için leylekler hakkında bildiğiniz veya yeni öğreneceğiniz  bazı bilgiler..

1. Tarih boyunca leylekler, yeni doğan bebekleri ailelerin getirmeleri ile efsanelere konu oldu.

Çocuklarına küçük yaşta cinsellik ve üremeyle ilgili bilgileri açıklamaktan kaçınan ebeveynlerin kurtarıcı bahanelerinden biri olan leyleklere dair bu mit, 19. yüzyılda Danimarkalı yazar Hans Christian Andersen’in “Leylekler” adlı masalıyla popüler hale geldi. Fakat, yüzyıllardan beri bu eski Norveç efsanesi baştan sona bütün İskandinavya’da biliniyor ve kullanılıyordu. Bacalara yuva yapma adetiyle bilinen leyleğin, çocukların hastaneler yerine evlerde doğduğu zamanlarda, bebeği baca vasıtasıyla ev halkına teslim ettiği söylenirdi. Böylece yeni doğmuş bir bebeğin birdenbire ortaya çıkmasını çocuklara açıklayabilmek kolaylaşırdı. Ayrıca loğusa döneminde annenin yatıp dinlenme ihtiyacını açıklamak için de çocuklara, bebeği getiren leyleğin annenin ayağını ısırdığı anlatılırdı. Andersen sayesinde bu efsane, Filipinler’den Güney Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyaya yayılmış durumda...

2. Yahudilikte leylek eti yemek yasak!

Leyleklerin birbirlerine yardım etmesi ve yiyeceğini etrafındaki diğer leyleklerle paylaşması nedeniyle, İbranice leylek sözcüğü “erdemli, adaletli ve merhametli” anlamına gelen “hasid” kelimesinin dişil hali olan “hasida”. İngilizlerin deyimiyle “Ne yediğin ne olduğunu gösterir” düsturuyla, kötü huyları olan hayvanların yenmesinin yasak olduğu Yahudilikte, iyi huylu olarak bilinmesine karşın istisnai olarak leylek eti yenmiyor. Rav Mendy Chitrik bunun sebebini şöyle açıklıyor: “O, iyi şeyler yapıyor ve dostlarına yardım ediyor. Ama yalnızca dostlarına yardım ediyor. O yalnızca onun gibi görünenlere, onun gibi hissedenlere, onun gibi düşünenlere, onun damak zevkine sahip olanlara yardım ediyor. İşte biz, böyle bir özelliğin kişiliğimizin bir parçası olmasını istemiyoruz. Yardım, ihtiyacı olan herkese, kim olursa olsun yapılmalıdır. İhtiyaç anında karşımızdaki kişinin bizim gibi olup olmadığına veya onu sevip sevmediğimize bakmaksızın yardım elini uzatmamız gerekir. Şefkat herkes içindir…”

3-Neden bazı kuşlar ucunda ölüm olsa da uzun göçlere kalkışıyor? Neden yaşam bölgelerinde kalıcı olamıyorlar? Kuşları göçe zorlayan sebeplerin başında soğuktan kaçmak ve besin bulmak gibi nedenler olduğu düşünülse de; bunlar birçok sebebin sadece bir kısmı. Çünkü çoğu, gerekli besin ve elverişli iklim şartlarına sahip bölgelerden çok daha uzağa yolculuk yapıyor. Hatta bazıları, havaların soğuması ve besin kıtlığının başlamasından önce güneye inmeye başlıyor.

4-Yunan ve Roma mitolojilerinde leylekler, ebeveynlere gösterilen sadakatin sembolü

Her yıl dönüp dolaşıp aynı bacaya gelip yuva yapan ve tek eşli yaşayan leyleklerin ortalama 30 yıllık bir ömürleri var. Daha genç olanları yaşlı ya da sakat olanlarla ilgileniyor; onları besliyor ve kanatlarıyla destekliyor. Bu yüzden Yunan ve Roma mitolojisi, leylekleri ebeveynlere sadakat modeli olarak gösteriyordu. Leyleklerin yaşlanınca ölmediğine, adalara uçup insan şekline büründüklerine inanılıyordu. Antik Yunanca leylek anlamına gelen “pelargos” kelimesinden türeyen ve “Pelargonia” adı verilen yasaya göre, yurttaşlar yaşlanmış ebeveynlerine bakmakla yükümlüydüler. Antik Yunan’da leylek öldürmek ölümle cezalandırılabiliyordu. Ayrıca Yunanca “güçlü doğal sevgi” anlamındaki “storge” terimi, leylek anlamına gelen İngilizce “stork” kelimesinin de kökeni. Romalılar da aynı biçimde çocukların ebeveynlerine bakmakla yükümlü olduğu “Leylek Kanunu” anlamındaki “Lex Ciconaria” yasasını geçirmişti.

5. Türkçede leylek demek; “çok laklak etmek” demek…

Erişkin leylek, gagasını birbirine çarparak, uzaktan makinalı tüfek sesine benzetilen yüksek tonda bir ses çıkarır. Çeşitli sosyal etkileşimlerde kullanılan gaga çarpma, uzadıkça daha da yüksek bir tona ulaşır ve duruma göre belirgin değişik ritimler alır. Türkçede leyleğin gaga takırtısına verilen “laklak” ismi ise kinayeli biçimde “çene çalmak, gevezelik yapmak, sesli dedikodu yapmak” anlamında bir deyim olarak kullanılıyor. “Laklak” kelimesi Arapçadan geçme ve “leylek” anlamına geliyor. Fakat Türkçeye leylek adı, Farsça “legleg” kelimesinden geçmiş.

6-Leylekler neden göç eder? 

Neden bazı kuşlar ucunda ölüm olsa da uzun göçlere kalkışıyor? Neden yaşam bölgelerinde kalıcı olamıyorlar? Kuşları göçe zorlayan sebeplerin başında soğuktan kaçmak ve besin bulmak gibi nedenler olduğu düşünülse de; bunlar birçok sebebin sadece bir kısmı. Çünkü çoğu, gerekli besin ve elverişli iklim şartlarına sahip bölgelerden çok daha uzağa yolculuk yapıyor. Hatta bazıları, havaların soğuması ve besin kıtlığının başlamasından önce güneye inmeye başlıyor.

Leylekler manzara göçmen kuşlar Sarayköy
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkan Osman Zolan’dan Kurban Bayramı mesajı
Başkan Osman Zolan’dan Kurban Bayramı mesajı
DEPREM BÖLGESİNE 500 BİN TL GÖNDERİLDİ
DEPREM BÖLGESİNE 500 BİN TL GÖNDERİLDİ